Pembe Bilgisayar Çantalı Kız

Akrep sekize doğru yol alırken, odasını dolduran güneş ışığı göz kapaklarının açılmasının habercisi olmuştu. Çalan alarmında yer alan şarkı da bu sabahı şenlendirmeye yetmişti. Yüzünde kocaman bir gülümseme ile uyandıktan sonra usulca sabah bakımını yapmaya doğru yol aldı.

Sabahları ısıtıcıya koyduğu suyun kaynama sesi ona mutluluk habercisi oluyordu. Her sabahın olmazsa olmazı kahve idi. Kahve kokusu ile bir ayrı mutlu oluyordu. Bazı sabahlar camın kenarında kahvesini içmeye zaman bulurken, bazen de bir yandan ne giysem diye dolabın önünde düşünürken; sıkıca ellerini sardığı kupasından yudumluyordu kahvesini.

Mesleğini ve iş ortamını çok seviyordu. Ama onun için gününün dokuz saatini geçireceği parçalar olabildiğince rahat olmalıydı. Uzaktan bakılınca bilgisayar başından çalışıyor olmak zihinlerde kolaylık algısı oluşturmaktaydı. Fakat o gün içinde en az otuz defa bilgisayarına veda edip akabinde vuslata erişiyordu. Her dağın karı kendine ağırdır.

Elinde çok sevdiği Prag kupası ile dolabın önünde bakınırken içindeki huzuru dışa vurmak istiyordu. Bu yüzden eli açık renkli tuniğine gitti. Bu tuniğin kesimi de vücut yapısına uygundu. Ayrıca bu tuniğin cep detaylarını çok seviyordu. Dünyaları bu ceplerde taşıyabileceğine inanıyordu. Bazen de hayallerini bu ceplerde taşıdığını düşünüp gülümsüyordu. Pantolon için çok düşünmeden elini uzattığı yeşil pantolonu kavradı.

Kafasındaki düşünceler şu şekildeydi; tamam, havalar yeniden soğudu ve bu bir çok insanı üzmüş olabilir, bu fırsatı en sevdiğim botlarımı giyerek şansa çevirebilirim. Açık renkli botlarını da giymek kafasında yer ettikten sonra ton sür ton şıklığını biraz cesur hale getirmeyi planlayarak elini en sevdiği lacivert şalına uzattı.

Çanta konusunda biraz kararsız kalmıştı. Bilgisayarını yanına almak zorundaydı. Ne de olsa işe gidiyordu. Bu yüzden yanına tabi ki bilgisayarının sığabileceği boyutta bir çanta ya da bilgisayar çantası alması gerekiyordu. Bir an aynanın önünde bir elinde pembe bir elinde kahverengi çanta ile buluverdi kendini. Biraz düşündükten sonra ruhundaki enerjiyi daha da fazla dışa vurduğunun mesajcısı olacak kırmızı tonunu tercih etti.

Akan zamanın farkına varamamıştı. Telefonun saatine ilişen gözü bir anlığına panik olmasına neden olurken, aklına saat takmayı unuttuğu gelmişti. Eline ilk değen altın sarısı saatini de takmaya karar verdikten sonra bileklerine hissettirdiği parfüm ile dinamik bir ofis gününe hazırdı artık !

kombin_pembe_canta

TEILEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here