Kombin “Pazartesi Akşamı”

İstifasının ardından gelen ilk Pazartesi sabahı içi huzur doluydu. Yeni bir haftaya temposuz başlamanın mutluluğu ile günü dolu dolu yaşamak için sabırsızlanıyordu. Sabah rutininin ardından hiç alışkanlığı olmamasına rağmen televizyonu açtı, ayaklarını uzatıp bir süre televizyon izledikten sonra bu eylemden keyif almadığını fark etti.

Hobi köşesine yönelip unuttuğu malzemelerine baktı. Eskiden düzenli olarak dikiş dikiyor, takı yapıyor ve çizimleri ile hayal dünyasını gerçek dünya ile birleştiriyordu. Renkli kalemlerini eline alıp ne kadar da özlemişim diye iç geçirdi. Boş bir kağıt çıkarıp renk denemeleri yaparken kuru sulu kalemlerinin kendine gelmesini sağladı. Flomasterler ile yaptığı renk denemelerine boyut kazandırırken sessizde olan telefonunun çaldığı gördü. Evine yakın bir noktaya uğramış olan bir arkadaşı kahve içmek istiyordu. Boş olduğu şu günlerde akşam çizim yapabilirim diye düşünerek odasına doğru yol aldı.

Pratik bir tesettür kombin hazırladı kafasında. Zaten bu kış sezonunda siyah trendine uyum sağlamış bu yüzden bolca siyah tunik ve pantolon satın almıştı. Dolabında yer alan siyah tuniklerinden birinin altına siyah denim bir pantolon giydikten sonra siyah şalını da kafası ile buluşturduktan sonra bir kahve için hazırdı. Parmaklarına geçirdiği sekiz tane renkli yüzüğü ile siyah çantasını da eline alıp portmantoya doğru yöneldi.

Keyifli ve kahve kokulu bir dost muhabbetinden sonra eve dönmüştü. Mutfakta biraz vakit geçirdikten sonra aklının kaldığı dizinin final bölümünü izlerken akşam yemeğini yedi.

Çizim yapmamak için artık bahanesi yoktu. Ama çizim yaparken en çok bağdaş kurarak oturmayı sevdiği için rahat eşofmanlar giymek istedi. Günlük tesettür kombinin ardından gardırobunun ev kıyafetleri kısmını açtı. Elini uzattığı beyaz üstü giymeyeli hayli zaman olmuştu. Çizim yaparken ne kadar temiz olduğunu bu üstün manşetlerinde kalan lekelerden anlayabilecekti. Altına geçirdiği gri eşofman altı ile ev kombini kesinlikle hazırdı. Bu kombinin rahatlığı ile evde dolaşmaya başladı.

Odasında yer alan lambaderin ışığı yardımı ile renkleri daha rahat ayırt edebiliyordu. Kucağına aldığı duralitin üstüne bir kağıt sabitledikten sonra sol dizinin altına da bir yastık koydu. Renkli kalemleri ile konuşurken elini açmak için önce kara kalem eskizleri ile başladı. Bu arada elinde kahve ile onu ziyaret eden ablası keyfini taçlandırmıştı.

Akşam boyunca bir kupa kahve eşliğinde biraz çizim yaptı, biraz kitap okudu. Sahi ne kadar uzun süre olmuştu renkli boya kalemleri ile sohbet etmeyeli?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir