Barselona Barselona

Yaşadığım Fransa macerasının ardından gözlerimi Barselona’da açtığım sabah içim huzur doluydu. Nedeni Akdeniz’e olan yakınlığı mıdır yoksa konakladığım yerdeki insanların sıcaklığı mıdır bilinmez.. Benim favori Avrupa şehrim Barselona oldu bile !

Otelinizden kolayca edinebileceğiniz bir harita yardımı ile Barselonayı 3 günde kolayca gezebilirsiniz. Metro ve otobüs sistemleri sayesinde nerede olursanız olun istediğiniz yere kısa sürede ulaşabilirsiniz. Ayrıca günlük biletler sayesinde de gayet ucuz bir şekilde şehir turunuzu tamamlayabilirsiniz. Öte yandan metro duraklarının birbirine yakın olması sebebi ile eğer yürümeyi seviyorsanız, şehrin dinamik ruhu ile birlikte yorulmadan bir çok yeri görebilirsiniz.

Şehri gezerken Antoni Gaudi’nin nefesini ensenizde hissedeceksiniz. Şehrin bir çok köşesinde Gaudi’den esinlenilen detaylar görebilirsiniz. Gaudi demişken akla ilk gelen yapı Park Guell oluyor. Patika yolları, mimariye ayna tutan kubbeli yapıları ve kusursuz manzarası ile ayrılmak istemeyeceğiniz yer; Park Guell oluyor. Bir de benim gibi şanslı gününüzdeyseniz ve şahane çalan sokak çalgıcılarına denk gelirseniz benim gibi saatlerce manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.

Halk arasında bitmeyen kilise olarak bilinen La Sagrada Familia ise şehrin gotik mimari yapısını yansıtan boyun sağlığınıza zarar verebilecek bir eserdir. O kadar yüksek ki eseri incelemek için dakikalarca yukarı bakmanız gerekiyor. Keşke etrafındaki inşaat makineleri olmasa da rahatça inceleyebilsek. Yapı halktan toplanan yardımlar ile inşa edildiği için süreç çok yavaş ilerliyor. Kim bilir, belki benim torunlarım bu yapıyı dikkatlice inceleme fırsatını yaşayabilir.

Şehirde yer alan her eseri tek tek anlatmaktan ziyade içimdeki Barselona aşkını anlatmak istiyorum. Gördüğüm onca kumsal arasında denize giremediğim için üzüldüğüm tek yer Barselona oldu. Havası, atmosferi öylesine denize çağırıyordu ki.. Kıyafet problemi yüzünden maalesef hevesim kursağımda kaldı. Ama bir daha ki sefer için çantamı hazırlarken aklıma ilk gelen detay deniz olacak.

Ayrıca çocukluğumdan beri kulaklarımı canlandıran flamenko tak tak sesleri ise İspanya denince ilk akla gelen noktalardan oluyor. Fakat ben Barselona’daki sokakları o kadar çok sevdim ki kapalı alanlara girmektense sokak çalgıcıları ile eğlendim. Ama bu flamenko izlemediğim anlamına gelmiyor. Gerçek çingenelerin sunumundan izlediğim flamenko detaylarına Granada yazımdan ulaşabilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir